Law gavel and legal books

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı: Avukat Dilek Taş Delice Yeni Dönemi Değerlendirdi

Avukat Dilek Taş Delice’nin değerlendirmesi

Giresun’da avukatlık çalışmalarını sürdüren Avukat Dilek Taş Delice, belirsiz alacak davasının kaldırılması ve kısmi davaya ilişkin getirilen yeni düzenlemeyi değerlendiriyor. Değişiklik; dava türünün adını değil, talep artırımı, zamanaşımı ve dava stratejisini de doğrudan etkiliyor.

31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’la Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107’nci maddesi yürürlükten kaldırıldı. Aynı Kanun’la HMK’nın kısmi davayı düzenleyen 109’uncu maddesine yeni bir fıkra eklendi.

Talep bir defaya mahsus artırılabilecek

Yeni HMK 109/4 hükmüne göre davacı, talep konusunun dava dışında bıraktığı bölümünü tahkikat sona erinceye kadar aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak üzere talep edebilecek. Bu artırma, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağına tabi olmayacak.

Sonradan artırılan kısım yönünden zamanaşımı, artırımın yapıldığı tarihte değil, ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacak. Bu hüküm, eski belirsiz alacak davasının sağladığı korumalardan bir bölümünü kısmi dava sistemine taşıyor; ancak talep sonucunun hazırlanmasında daha yüksek dikkat gerektiriyor.

Basit bir isim değişikliği değil

Belirsiz alacak davasının kaldırılması, bütün alacak davalarının doğrudan kısmi dava olarak açılabileceği anlamına gelmiyor. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olması ve dava dilekçesinde hangi alacak kaleminin ne kadarlık bölümünün talep edildiğinin açıkça belirtilmesi gerekiyor.

Talep artırma hakkının tahkikat sona ermeden ve yalnızca bir defa kullanılabilecek olması nedeniyle bilirkişi raporları, hesaplamalar ve deliller zamanında değerlendirilmelidir. Artırımın yanlış zamanda veya eksik yapılması hak kaybına neden olabilir.

Faiz ve zamanaşımı ayrı değerlendirilmeli

Yeni hüküm, artırılan bölüm yönünden zamanaşımının ilk dava tarihinde kesilmiş sayılmasını düzenliyor. Ancak bu durum, faizin kendiliğinden ilk dava tarihinden itibaren işleyeceği anlamına gelmiyor.

Zamanaşımı ile borçlunun temerrüdü farklı hukuki kurumlardır. Dava öncesinde temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığı, faiz talebinin hangi tarihten başlatılacağı ve her alacak kalemi için hangi faiz türünün uygulanacağı ayrıca incelenmelidir. Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki işçi alacakları, ticari alacaklar ve tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk sürecinin eksiksiz yürütülmesi de önem taşır.

Önceden açılan davalar devam edecek

Geçiş hükmü uyarınca HMK 107’nin yürürlükten kaldırılmasından önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski hüküm uygulanmaya devam edecek. 31 Temmuz 2026’dan önce açılan davalar eski sisteme göre sonuçlandırılacak; bu tarihten sonra açılacak davalarda ise uyuşmazlığın niteliğine göre yeni kısmi dava hükümleri dikkate alınacak.

Giresun’daki uyuşmazlıkları da etkileyecek

Düzenleme; Giresun’da görülen işçi alacağı, ticari alacak, tazminat ve diğer para alacağı davalarını da doğrudan etkileyecek. Özellikle alacak miktarının bilirkişi incelemesiyle belirlenebildiği uyuşmazlıklarda dava türü, başlangıç talep miktarı ve artırım zamanı dosyanın özelliklerine göre belirlenmelidir.

Yeni dönemde standart dava dilekçeleri yerine her uyuşmazlığın görev, yetki, arabuluculuk, zamanaşımı, faiz ve ispat koşulları yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi önem taşıyor.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut uyuşmazlığınız bakımından hukuki değerlendirme için Avukat Dilek Taş Delice ile iletişime geçebilirsiniz.